Pc Oyun

09/09/08'den beri
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» The Godfather Crack (Arabadan İniyor,Fare sorunu kalkıyor
Paz Nis. 05, 2015 9:49 am tarafından yenihesap1

» Uefa Champions League 06-07 +Tek Link+TR Yama
Paz Haz. 02, 2013 3:24 pm tarafından evilswiss

» Amerikan Güreşi WCW
Ptsi Şub. 04, 2013 6:49 pm tarafından erkamgun

» GTA San Andreas Tokyo Drift
Ptsi Şub. 04, 2013 6:47 pm tarafından erkamgun

» Pes 2007
Ptsi Şub. 04, 2013 6:46 pm tarafından erkamgun

» GTA Antalya City v1.0
Paz Ocak 23, 2011 1:34 pm tarafından cakal_nuri

» Need For Speed II - Special Edition
Perş. Kas. 25, 2010 6:36 pm tarafından dexterayhan

» Swat 4
Ptsi Kas. 08, 2010 3:09 am tarafından buketim1234

» French Street Racing İndir
Ptsi Kas. 08, 2010 3:07 am tarafından buketim1234

Oyun İndir
Site Saati
Bilgisayar Fİyatları
Denediniz mi ?
Bunu İndirdiniz mi ?
Bunu Denediniz mi ?
Need For
MountBlade
Türk Yapımı
Reklam Alanı

 

Atatürk ve Yaşlı Nine

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj
YöNeTicİ
Admin
Admin
avatar

Erkek
Yaş : Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 09/09/08 Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 583 Nerden Nerden : İstanbul

MesajKonu: Atatürk ve Yaşlı Nine   C.tesi Eyl. 12, 2009 1:44 pm

Atatürk'ün Yaveri anlatıyor...
Keyifle ve duygulanarak okuyacaksınız...

Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.
Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.
- Merhaba nine.
Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
- Merhaba dedi.
- Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadın şöyle bir duralayıp;
- Neden sordun ki, dedi. Buraların saabisi misin? Yoksa bekçisi mi?
Paşa gülümsedi.
- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır. Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin?
Kadın başını salladı.
- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği, atın geç yetişdiği, kavruk köylerinden birindeyim. Bizim muhtar bana bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.
- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?
- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki oğlum gâvur
harbinde şehit düştü. Memleketi gâvurdan gurtaran kişiyi bir kez görmeden ölmeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Bende gün demeyip mihtara anlatinca, o da bana bilet aliverip saldi Angaraya, giceleyin
geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte agsamdan belli böyle kendimi ordan
oraya vurup duruyom bey.
- Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadının birden yüzü sertleşti.
- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki.. O bizim vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden gurtardı. Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşiyoz. Sunun bunun gâvur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı bulacağım yeri deyiver.
Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi. Bana dönerek;
- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanimizdir... Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu.
Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi Pasa yani Atatürk işte karsında duruyor.
Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp
Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu. İkisi de ağlıyordu. İki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı;
- Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye
getirdim. Seversen gene yapıp getiririm.
Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik. Oradakilere şu emri verdi;
-'Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin.
___________________________________________________________________________________________________________________________________________________

( 'Ananı da al git' deyip, bir anlamda vatandaşa küfredenler var artık zamanımızda )
Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun.'

Bu yazıyı okurken duygulanan veya ağlayanlar varsa, hala umut var demektir..

Acaba kendisini 2 kilo şekere, 5 kilo kömüre satan, bugünkü Türk insanına mı benziyor bu NİNEM..
Ya da ülkeyi babalar gibi satan siyasilere mi benziyor, ATAM...
Ne dersiniz?...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://pcoyun.5forum.biz

Atatürk ve Yaşlı Nine

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Pc Oyun :: Atatürk Bölümü :: Hakkında -



İsteklerinizi Yöneticiye Bildiriniz

< >forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Yetkinblog.com